Serbest Kürsü

İnfo@belturkhaber.be 16 Ekim 2018 Salı 18:55 DİĞER KÖŞE YAZILARI

MEDYAMIZ, SİYASETÇİLERİMİZ, GELECEĞİMİZ

üniversal mobilya
Belçika da yerel seçimler bitti, sonuçlarının bütün Belçikalılar (yabancı kökenli ama ülke vatandaşı ve aslen Belçikalılar) için hayırlı olmasını dilerim. Bir önceki cümlede parantez içinde yazdığım açıklamadır aslında bu yazının amacı, içeriği.
Evet neden aşağıda okuyacağınız yazıyı yazdım arkadaşlar? Sabırla sonuna kadar okursanız anlayacaksınız, umarım okursunuz. Ama önce burada ki yerel Türkçe medyadan bahsedip sonra siyasete ve seçimlere geçelim. Benim bildiğim bütün Belçika da Fransızca ve Flamanca ulusal düzeyde yayın yapan yazılı basın, yani gazete sayısı 10 u geçmezken bizim Türkçe yayın yapan gazetelerimizin sayısı (klasik veya dijital) bu rakamın iki katı sayılabilir. Durum böyle olunca ki anlayışla karşılamak gerek, gazetecilikten ziyade reklam ve ısmarlama yazı ve haberler üzerinden varlıklarını sürdürebiliyorlar.
Dolayısıyla eleştiriden çok sataşma ve karalama, bilgilendirmeden çok duyuru ve ilan şeklindeki gelişmeleri haber şeklinde verme tek çıkar yol oluyor onlar için. Bu durum doğal olarak adayları gerçek anlamda objektif olarak tanımamızı engelliyor. Sosyal medya ve kullanıcılarının malum durumu da eklenince, işler daha da zorlaşıyor.
İki gün önce Facebook sayfamdan " ne zaman bir Türk bir Belçikalı adaya oy verir ve aynı zamanda bir Belçikalı bir Türk adaya oy verirse hepimiz kazanmışız demektir" diye yazdım. Esas kazanımız hepimiz için bu olacaktır, bu Türk kökenli seçmenlerin bilinçlendiğini, komünatarizm (etnik) kriteri yetersiz görerek başka kriterler arayarak oy verdiğini gösterirken aynı zamanda bir Belçikalının Türkler veya yabancılar hakkındaki önyargılarından kurtulup aradığı kriterleri bir Türk kökenli adayda bulmuş demektir ki herkes için esas kazanım buradadır.
Türkçe yazan yerel basının ve sosyal medyada var olanların, bilinçsiz bir şekilde, yağcılık olsun diye, maddi menfaat beklentisi içinde veya tamamen gerçekten saf bir şekilde sırf duygusallığından dolayı "oyumuz bölünmesin, Türk adaylara verelim, hatta şuna veya buna verip oylarımızın boşa gitmesine sebep olmayalım" demek Belçika kökenli seçmenlere " siz de kendi kökeninizden adaylara oy verin, bizim adaylara oy vermeyin" demektir. Bu durum en vahim etkisi ise ırkçı ve faşist partilerin oylarının artması demektir, bir de ulusal ve uluslar arası konjonktürel durumlarda dikkate alındığında yabancılar için hiçte iyi olmayan bir siyasi yapı ortaya çıkacaktır.
Öte yandan adayların sadece etnik yanını ön plana çıkarmak, onların projelerini, başarılarını, motivasyonlarını arka plana atmak demektir ki bu da onlara yapılacak en büyük haksızlıktır. Örneğin Emir Kır çok başarılı bir belediye başkanıdır, sürekli sahada olan, halkın yanında olan, dinamik ve çalışkan bir başkandır. Sosyalist düşünce ve yönetime en çok ihtiyacı olan Saint-Josse belediyesinin sosyalist belediye başkanı olması hepimiz için, bütün Belçika için büyük şanstır. Bu başarıyı kendi kendimize sadece etnik kriterler üzerinden değerlendirmeler yaparak gölgelemekte, değersizleştirmekte ve de Belçikalıların olumsuz tepkilerini onun üzerine çekmekteyiz. Aynı şekilde Flaman Yeşiller Eş başkanı Meryem Almacı'nın partisine kazandırdığı oy artışı, Belçika siyasi hayatındaki itibarı, hele de bir kadın olarak, etnik kriterler dışında değerlendirilmelidir ki hem vatandaşlar hem de siyasilerimiz için olumlu olsun.
Başka önemli bir konuda, siyasilerin eleştirildiği zaman ki bu gayet normaldir, sosyal medyada "Yok onu yedirmeyiz, yok mahvederiz" gibi yorum yapan arkadaşların tutumları. Unutmayalım ki siyasilerimiz kendilerini savunacak bilgi, cesaret ve nezakete sahiptirler. Lütfen onları zor durumda bırakacak, birazda hakaret içeren paylaşımlar yapmayalım.. Siyasi hayata sayısız aktör veren Türk kökenli Belçikalı vatandaşların, biraz da sanat, spor, edebiyat, eğitim, akademik alanında söz sahibi olmalarını da istiyor tabi ki gönlüm. 20 yaşında siyasete girmektense kendilerini daha yaratıcı ve faydalı alanlarda görmek isterim ki asıl başarımız ve entegrasyonumuz olacaktır. Yerel siyasette boğulmak yerine evrensel değerlerde ve statülerde başarılı olarak zorla da olsa kendimizi kabul ettirmeliyiz.
Okumanız ve paylaşmanız dileğiyle..
Mustafa Taşkıran-Brüksel

 
1133 defa okundu.
sılatour
YORUM EKLE
    YORUMLAR
sıla tour
Afyonkarahisar
DÖVİZ KURLARI
USD 5.4835     EURO 6.1905     IMKB 92709     ALTIN 212,364