gelişiminin yanında sahadaki ihtiyaçların belirlenmesine de imkân sunduğunu belirten Turus, Türkçe öğretiminde çocukların ilgi ve ihtiyaçlarına uygun yöntemlerin önemine işaret etti.
“Türkçemizi yeni nesillere taşıyan en büyük gücümüz eğitimcilerimiz”
Eğiticilerin ve sivil toplum kuruluşlarının Türkçe eğitimindeki rolüne değinen Turus, değerlendirmesini şöyle sürdürdü:
“Avrupa’nın farklı şehirlerinde çocuklarımızı Türkçemizle buluşturan öğretmenlerimizin büyük bir emeği var. Kimi zaman bir derneğin sınıfında, kimi zaman bir kültür merkezinde çocuklarımızın Türkçeyi öğrenmesi ve sevmesi için gayret gösteriyorlar. Biz de bu emeği akademik birikimle, yeni eğitim yöntemleriyle ve nitelikli materyallerle destekliyoruz. Çünkü Türkçemizin yarınlarını, bugün sınıflarında çocuklarımız için emek veren eğitimcilerimizle birlikte inşa ediyoruz.”
Turus, Hollanda, Belçika ve Fransa’daki proje yürütücülerine, Türkçe eğitimlerine katkı sağlayan sivil toplum kuruluşlarına, akademisyenlere ve eğiticilere teşekkür ederek bu alandaki iş birliklerinin güçlendirilerek sürdürüleceğini ifade etti.
İki gün süren program, eğiticilere sertifikalarının takdim edildiği törenle sona erdi.


































Yorum Yazın