Geçmişe dönüp bazı şeyleri daha farklı yapmış olmayı düşündüğünüz oluyor mu?
Bazen insan yorulur; yaşadıklarından, pişmanlıklarından, hayal kırıklıklarından. Pişmanlık hayatımızın belli dönemlerinde hepimizi ziyaret eden bir duygudur.
Söz konusu ister küçük, ister büyük kararlar olsun, en büyük pişmanlıklarımız kaçırdığımız fırsatların altında yatar.
Tıpkı yere düşüp parçalanan bir cam bardağın eski halini koruyamaması gibi. Kırılmayı da en iyi dile getiren sözcüklerin başında pişmanlık, vicdan azabı, hayal kırıklığı ve benzeri duygularımız yer alır.
Ah, keşke yapmasaydım…
Bugün hala vicdan azabı çekiyorum…
Nasıl da umut etmiştim…
Şimdi tam bir hayal kırıklığı…” ve daha başka sözcükleri, hemen herkes hayatında bir veya birkaç söylemiştir.
Tilburg Üniversitesi’nden araştırmacı Marcel Zeelenberg, pişmanlığın, neler olabileceğine dair verilen bir tepki olduğunu anlatıyor. Zeelenberg’e göre, bu garip duygu neredeyse her zaman elimizde seçenekler olduğunda ortaya çıkıyor.
Peki, pişmanlıkla nasıl baş edebiliriz?
Eğer geçmişe çok takılı kalırsak, gelecekteki davranışlarımızı değiştirecek motivasyonu bulmak zor olabilir. Geçmişi tekrar tekrar hatırlamak yerine geleceğe bakmak gerekir. Çünkü pişmanlıkla baş etmenin yolu bazı gerçekleri kabul etmekten geçiyor. Bu bağlamda kabul, olumsuz bir duygudan kaçınmak yerine o duyguyla yaşamaya gönüllü olmak anlamına geliyor. Denver Üniversitesi’nden araştırmacı Amanda Shallcross ve meslektaşlarının yaptıkları çalışmalar olumsuz deneyimleri kabul etmenin insanları olumsuz duyguları deneyimlemekten koruduğunu gösteriyor.
Unutmayınız ki hayatta her şey sırayla, önce gözyaşlarınızı silersiniz, sonra buna sebep olan duyguları ve insanları hayatınızdan çıkarırsınız.
Yorgunluk, bezginlik, aldanma ve benzeri duyguları yaşamak istemiyorsak, dünün aklını bugünden, bugünün aklını yarından farklı kılmak gerekiyor.
Kalın Sağlıcakla
Sait ÖZDEMİR
Uzman Psikolojik Danışman


















Yorum Yazın
Facebook Yorum